Hızlı Randevu-0 372 253 68 41 - GSM: 0 532 490 52 12 Op. Dr. Hasan Çağlar GÜROL - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Akupunkturist

Selülit ve Bölgesel Yağlanma Tedavileri

Selülit ve Bölgesel Yağlanma Tedavileri

Kliniğimizde selülit tedavileri, genellikle bölgesel incelmeyide içeren kombine tedaviler şeklinde uygulanmaktadır. Selülitlerden kurtulmanın önemli bir bölümü olan beslenme ve doğru su içimi konularında bilgilendirilen hastamıza selülitlerinin ve sarkmalarının durumuna göre etkin olabilecek bir ya da birden fazla metodu birlikte uygulamaktayız. Bu yöntemler acustik wave therapy (AWT), mezoterapi, mezoprp, cupping, lenf drenaj, lipoliz, ozon tedavisi, akupunktur ve bazı krem destekleridir. Hastamızda selülitinin aşamasına göre çok yüz güldürücü sonuçlar elde etmekteyiz. Size tavsiyemiz tedavisi oldukça zorlu 4. derece selülit olmadan erken dönemde bu sorunu yok etmemiz ve kendinize bu değerli hediyeyi vermenizdir.

  • ŞOK DALGA İLE SELÜLİT TEDAVİSİ

Acoustic Wave Therapy  (AWT-Akustik Dalga Tedavisi) cihazının çalışma prensibi şimdiye kadar ki selülit tedavileri için üretilmiş cihazlardan oldukça değişik.

Dünyada ilk uygulaması ünlü şarkıcı Madonna üzerinde yapılan ve popülerliği hızla artan AWT cihazı; etkili sonuçları sayesinde hızla yükselen bir trendle selülit tedavisinde çok önemli bir yere yerleşmiştir.

Şok Dalga Tedavisi (AWT), selülit tedavisinde farklı bir yaklaşım getirmektedir.

AWT selülitin başlıca iki nedeni üzerine etki gösteren bir uygulamadır. Cilt altında fibröz septa denilen iplikçik tutamları vardır. Fibröz septalar bağ dokusundan oluşur ve yağ dokuları arasında bulunurlar. Bu yapılar kadınlarda deriye dik yer alırlar ve yapıları bozulup elastikiyetlerini kaybedince deriyi içe doğru çekerler. Böylece çukurluklar ve tümseklerin oluşmasına yer açarlar. Şok dalgaları hem fibröz septa ve yağların alt dermis içinde oluşturduğu çıkıntılar üzerinde etki gösterirken, hemde üretilen şok dalgaları deriden ve yağlardan geçerek fibröz septaların, yüksek titreşim dalgalarının gücüyle tahrip ederek parçalanmasına yol açarlar ve deriyi serbest bırakırlar. Bu sayede daha düzgün bir yüzey oluşmasını sağlayarak portakal kabuğu görüntüsünü ortadan kaldırırlar.

AWT aynı zamanda dermisin kalınlaşmasına ve yağ tümseklerinin azalmasına da yardımcı olmaktadır. Ultrason görüntüleri sayesinde tedaviden sonra cildin yeni kollajen oluşumu ile kalınlaştığı ve kalitesinin arttığı görülmektedir.

AWT ile selülitin yanı sıra bölgesel yağ fazlalıkları ve cilt gevşekliği sorunu da çözüm bulmaktadır. Araştırmalarda cilt elastikiyetindeki artışın 3. aydan itibaren %70’in üzerine çıktığı bildirilmiştir.

Genetik olarak erkek vücudunda 18 milyon, kadın vücudunda ise 21 milyon yağ hücresi vardır. Ayrıca kadın bedeni lenfatik dolaşım açısından daha yavaştır. Çünkü lenf akışındaki en önemli dinamik olan kas yapısı ve hareketi kadınlarda daha azdır. Lenf akımındaki zorluk, yağ dokusunda sıvı birikmesine ve yeterli hücresel faaliyetin azalması sonucunda, bozukluğa yol açacaktır. Üstüne üstlük kadınlarda lipogenez yani yağ yapımı da daha yüksek ve kolaydır. AWT ile bu kısır döngü tersine döndürülerek lipoliz artmakta ve ödem çözülmektedir. Selülitteki iki büyük sorun ödem ve yağ birikmesidir. Verilen şok dalgaları direk yağ dokuda çözülme sağlar. Lenfatik damarlarda ise darbeler, peristaltizmi yani lenfatik akımı hızlandırırlar. Ayrıca özel metabolitlerin açığa çıkıp geçirgenliğin artmasıyla ödem sorunu da çözülmüş olur.

Kontrollü gruplarda yapılan çalışmalarda tedavi öncesi ve sonrası alınan kan örneklerinde serbest yağ asitlerinin ve gliserolün yani yağ doku parçalandığında açığa çıkan ürünlerin anlık arttığı biyokimyasal olarak kanıtlanmıştır.

SELÜLİT ve SARKMALARDA ÇOK ETKİLİ

Bölgesel yağlanma ve selülit tüm dünyada en çok araştırılan sahalardan birisidir. Estetik tıp alanındaki gelişmeler, sürekli yeni sistemleri ve tedavi yaklaşımlarını beraberinde getiriyor. Burada amaçlanan daha etkin ve ağrısız ve en önemlisi kişiyi sosyal hayatından alıkoymadan kısa sürede sonuç almak. AWT bütün bunlara iyi yanıt veriyor.

AWT titreşim darbeleri esasına dayanır. Titreşim darbelerinin ultrasound dalgalarına göre en belirgin avantajı doku harabiyeti yapmaksızın direkt hedef doku yani yağ dokuda parçalanma sağlayabilmesidir. Ayrıca ultrasound dalgaları sınırlı bir derinlikte etkin iken, şok darbeler daha derin doku katmanlarına ulaşmaktadır. 60’lı yılların sonlarından itibaren kullanılan şok dalgaları, böbrek taşı kırmada ameliyatsız tedavi olanağı sağlayan eşsiz bir teknoloji. Böbrek ve diğer dokulara hasar vermeden, hedef yani taş şok dalgalarıyla kırılır.

AWT ne radyo dalgası, ne de ultrasound olmayan, titreşim esnasında dayalı bir şok yaratır, hücre hasarı yapmaksızın üst üste atış yapabilir. AWT başta selülit olmak üzere, çene altı, kol ve yüzdeki sarkmalarda etkili olmaktadır. Uygulamada, yaklaşık 6 hafta süren 12 seans bitiminde genellikle sonuca ulaşılmaktadır.

ÖDEM ve YAĞ BİRİKMESİNİ YOK EDİYOR

Selülit, iki büyük sorunla ortaya çıkıyor. Ödem yani su toplaması ve yağ birikmesiyle kendisini gösteren selülit, verilen şok dalgaları ile yağ dokuda çözülme sağlanıyor. Lenfatik damarlarda ise özel metabolitlerin açığa çıkıp, geçirgenliğin artmasıyla ödem sorunu da çözülmüş oluyor. Burada tek şart, günde en az bir saat yürümek ve 2,5 – 3 litre su içmek. Çünkü ortaya çıkan yağ asitleri ve gliserolün bir şekilde enerji ihtiyacı ile yakılıp yok edilmesini sağlamak gerekir.

Cilt sıkılaşması ve yağ doku kaybı nedeniyle bölge başına hissedilir derecede incelme söz konusudur. Hele birde uygun bir beslenme planıyla kilo kaybı da söz konusu ise sonuç çok daha memnuniyet vericidir.

AWT ile POPO KALDIRMA

AWT’deki şok dalgaları biyomekanik stimülasyon ile kaslarda pasif jimlastik benzeri etki yaparak hem enerji yakılmasına, hem de kas kondisyonu sağlanmasına neden olur. Ayrıca kaslardaki yüksek frekanslı bu uyarılar ile kasılmalar sonucu kan ve lenf damarlarında direnaj daha da artar.

Doku içinde ilerlerken ultrason dalgaları gibi ısı oluşturmazlar ve dokuda tahribat meydana getirmezler. Doku içinde şok dalgaların mekanik gücünden kaynaklı olarak metabolik ve iyileştirici özellikleri açığa çıkar.

Ciltte kollajen sentezini uyarır, elastin oranı yüksek kaliteli kollajen sentezini tetikleyerek cilt gerginliği sağlar. Cilt altı bağ dokusunda kısalmış, kalınlaşmış, deforme olmuş fibröz bantları mekanik etkiyle ayrıştırarak cildin girintili çıkıntılı görünümünü ortadan kaldırır. Sonuçta AWT ameliyatsız popo şekillendirmede tercih edilen bir yöntemdir.

  • CUPPING ve LENF DRENAJ YÖNTEMİ

Geleneksel Çin Tıbbı’nda yer alan bu tedavi metodu, yağ dokusunu içine alarak masaj yaparken aynı zamanda sıkıştırarak harekete geçirir. Lenfatik dolaşım masajı yapar ve o bölgeye kan akımını artırarak dokunun beslenmesini sağlar ve cilt altı yağ dokusu inceleyerek portakal kabuğu görüntüsü giderek azalır. Bu klasik tedavi bölgesel incelmeyi sağlayarak, sarkmaları önler, vücudu sıkılaştırır.

Lenf drenaj cihazı kullanılarak da lenf akımı hızlandırılıp, bölgesel kanlanma artırılarak da selülit ve bölgesel zayıflama tedavileri desteklenebilir.

  • MEZOTERAPİ

1950 ’de Fransa ’da Mr. M. Pistor tarafından keşfedilen mezoterapi alışılmış uygulamaların aksine, yalnızca deri içine uygun ilaçların enjekte edilme yöntemidir. Çok küçük iğne uçları yardımıyla  (0.3×0.4 mm yada 0.4×0.4 mm) ve kendine özel tabanca şeklindeki cihazıyla uygulanan mezoterapi sonucu zerkedilen ilaçlar, bulunduğu bölgede (intercellüler) etki gösterip, yine o bölgede etkisiz hale gelerek vücudun diğer organlarına zarar vermeden mevcut atılma yolları (ter, gaita, idrar, solunum) ile yok edilirler. Bugüne kadar ciddi anlamda hiçbir zarar rapor edilmemiştir.
Özel cihazı ve yeni geliştirilen tekniklerle acı ve morluk yok denecek kadar aza indirilmiştir. Mezoterapi birçok hastalıkta uygulana gelmiştir. Ülkemizdeki tanınma sebebi sellülit ve bölgesel yağlanmadaki başarısıdır.

 

MEZOTERAPİNİN KISA TARİHÇESİ

1952 Michel Pistor Broy-lu’da ilk deri enjeksiyonları yapar.

1958 Tıp basını tarafından “mezoterapi” terimi önerilir.

1964 Fransız mezoterapi topluluğu kurulur.

1984 Uluslar arası mezoterapi topluluğu kurulur.

1987 Fransız tıp akademisi mezoterapiyi klasik tıbbın bir parçası olarak kabul eder.

1988 Paris’te 15 ülkenin katıldığı uluslararası 5. kongre düzenlenir.

1990 Fransa’da hergün yaklaşık 50.000 mezoterapi seansı uygulanmaktadır.

 

2008 Dünyanın bir çok ülkesinde cilt gençleştirme, selülit tedavisi ve spor hekimliğinde uygulanmaktadır.

MEZOTERAPİ İLE SELLÜLİT VE BÖLGESEL ZAYIFLAMA TEDAVİLERİ
      Dolaşım bozukluğu, ödem oluşması, lenfatik akımın yavaşlaması, hormonal düzensizlik v.b. gibi birçok sebebe bağlı olarak gelişen bölgesel yağlanma ve sellülit, bunları düzeltebilecek ilaçların mezoterapi tekniği ile cilde verildikten sonra tedavi olmaya başlar ve seansların bitiminde yüz güldürücü sonuçlara ulaşılabilir.Özellikle kişi kilo verebiliyorsa sonuç çok memnuniyet vericidir. Portakal kabuğu görüntüsü iyice azalabilir, birkaç beden incelme gerçekleşebilir. Asgari sağlık şartları (yürüyüş, sağlıklı beslenme, düzenli uyku, gereği kadar su içme, tuz tüketimini azaltma vb.) yerine getirilirse uzun yıllar bu iyilik durumu korunabilir.

MEZOPRP ile Selülit ve Bölgesel Yağlanma Tedavisi

  • Kişinin kendi kanını alıp işlemden geçirerek, tedavi edici onarıcı kısmını mezoterapi tabancası ile sorunlu bölgelerdeki mezoderm tabakasına belli yerlerde de derinin tüm katmanlarına enjekte etme işlemine mezoprp denir.
  • Bu uygulamalar sonucunda bölgesel incelme ve sıkılaşma olurken diğer taraftan selülitlerde azalma meydana gelmektedir.
  • İlaç hassasiyeti olan veya vücuduma ilaç yada herhangi bir sıvı enjekte ettirmem diyen hastalar için mezoprp korkusuzca yaptırdıkları bir tedavi biçimidir. Çünkü mezoprp sayesinde insanın kendi kanı vücuda hiçbir zarar vermediği gibi içinde bulunan büyüme faktörü sayesinde güçlü güçlü bir iyileştirici etki oluşturmaktadır.
  • Mezoprp yakın bir gelecekte selülit tedavisinde en fazla rağbet gören tedavi olacaktır. Hatta derialtı yağ dokusuna da uygulanarak bölgesel zayıflamayı da sağladığı için belki de prplipoliz adıyla lipoliz’inde yerini alacaktır.
  • KİMYASAL, SOĞUK ve SICAK LIPOLIZ YÖNTEMLERİ

               (Kliniğimizde uygulanmaktadır)

ELEKTROLIPOLIZ

Aşırı kilo alımına bağlı özellikle karın bölgesinde oluşan sarkmalara karşı, son zamanlarda değeri yeniden anlaşılan ve hak ettiği yeri tekrar bulan Elektrolipoliz tedavisi yapılır.

Çin asıllı Fransız Dang Vu Yen’in uygulamamıza kattığı bu yöntemde, sarkmalara neden olan yağların bulunduğu bölgeye çok ince, özel iğneler batırılır ve düşük frekanslı akım verilir. İğneler arasında oluşan elektron akımı, Beta endorfin denilen maddelerin açığa çıkmasına yol açar ve bu maddeler lipoliz, yani yağ erimesi yaparak, bu yağ dokularında küçülmeye dolayısıyla sarkmaların ortadan kalkmasına neden olur. Selülit tedavisine de destek olarak kullanılabilir.

Durağanlığa alışmış yağ hücreleri elektrik akımına karşı koymaya çalışırken enerji harcayarak depolarını boşaltır. Dirençli çıkıntı ve fazlalıklarda güvenle uygulanır.Özellikle göbek ve basende küçülmeyi sağlar.

  • Akupunktur – Enerji dengelerini sağlayıp bölgenin kanlanmasını artırarak selülit ve bölgesel incelmede kullandığımız diğer tedavi kombinasyonlarını mükemmel bir şekilde destekler.
  • Ozon Tedavisi – Bölgesel ozon uygulamaları uygulanan bölgenin metabolik prosesini hızlandırıp, kan dolaşımı ve oksijenlenmeyi artırıp hem bölgesel incelmeyi desteklemek hem de selülitleri azaltmada önemli bir yöntem olarak kullanılmaktadır.

Selülit ve Bölgesel Yağlanma Tedavileri