Hızlı Randevu-0 372 253 68 41 - GSM: 0 532 490 52 12 Op. Dr. Hasan Çağlar GÜROL - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Akupunkturist

Kilo Fazlalığı, Obezite ve Tıbbi Sonuçları

Aşırı kilonun tespiti için yaygın metotlardan bazıları vücut ağırlığının ve Body Mass Index (BMI)’in belirlenmesi, vücut ağırlığının ve vücut yağ oranının özdirencinin ölçülmesi, aynı zamanda karın çevresinin ölçülmesidir.

Vücut ağırlığının ölçümü tek başına yeterli değildir, zira hem vücudun genişliği hem de kas kütlesi göz ardı edilir.

BMI’de hem vücut genişliği hem de vücut ağırlığı dikkate alınır, fakat kas kütlesi alınmaz.

Biyoempedans ölçümleri vücut yağ oranları hakkında bilgi vermeyi mümkün kılar. Bununla birlikte sıvı durumu ve beslenme gibi daha birçok faktöre de bağlıdır.

Bunun dışında, vücuda gönderilecek düşük frekanslı bir akım sayesinde vücuttaki dirençler ölçülebilir.

Su iyi bir iletken olduğu için aslında bu yöntemle sadece su miktarı ölçülür. Bu su miktarı üzerinden yağ miktarı çıkartılabilir. Tek başına bir su kabarcığı dahi, su miktarını daha yüksek göstereceği için yağ miktarının %5’ten %10’a kadar düşük görünmesine sebep olabilir.

Bu anlamda elektriksel direncin yanında akım seyrinin sinüs eğrisinin sapmasının, reaktansın ölçüldüğü metotlar daha iyi çalışır.

Yağ doku bu sinüs eğrilerini sudan daha farklı bir biçimde değiştirir, böylece bu iki değerle yağ miktarı hakkında çok iyi bir değerlendirme yapılabilir.

Vücut yağ oranının tam olarak belirlenmesindeki altın standart, su altı tartım metodudur.

Burada ağırlığın yanında taşan suyun hacmi de ölçülür ki, bu su miktarı doğal olarak yağ oranı zengin bir vücutta kaslı bir vücuda kıyasla daha yüksektir, çünkü kasların sık yapısından ötürü yağlar kaslardan daha fazla hacim kaplar. Bu anlamda en basit ve en sade metot karın çevresinin ölçümüdür.

Eğer karın çevresi erkeklerde 102, kadınlarda ise 88 santimetreden daha yüksek ise kesinlikle aşırı kilo mevcuttur. Erkeklerde risk aşağı yukarı 94 santimetre, kadınlarda ise 80 santimetrede başlar.

Son yıllarda öne çıkan 5. yöntem ise WHtR, yani göbek çevresinin boya oranıdır. Bu oranın 50 yaşına kadar 0.5’den, 60 yaş üzerindekiler içinse 0.6’dan düşük olması gerekir. Hastalıklar açısından bu değer daha güvenlidir.

İnsan vücudundaki yağ depoları açısından esas olarak iki farklı dağılım bulunur. Erkeklerde yağ daha ziyade bağırsak kıvrımları arasındadır (visseral yağ). Burada bahsedilen android dağılım modeli ya da elma tipidir.

Bu yağ dağılımında, kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları açısından yüksek risk mevcuttur. Karın içindeki yağ hücreleri inflamatuar süreçleri tetikleyen hormonlar salgılar.

Öte yandan, bu dağılımın avantajı ise, erkeklerin kadınlardan daha hızlı kilo vermesidir. Çünkü yağın vücut içinde dolaşması ve bu yüzden kana karışması daha hızlıdır.

Kadınlar yağı özellikle kalça ve uyluk bölgesinde depolar. Buna ginoid dağılımı ya da armut tipi denir.

Eskiden erkeklerin görevi yürümek ve avlanmak olduğu için, uyluk bölgelerinin yağdan arınmış olması gerekmekteydi.

Kadınların görevi ise çocuk doğurmak olduğu için karın bölgesinde daha fazla yağa ihtiyaç duyuyorlardı. Bu yüzden yağlar uyluk bölgesinde depolanır.

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre Obezite sınıflandırılması

Body Mass Index’in (BMI) formülü: Vücut ağırlığı (kg) / boy (m) x boy (m).

100 kg ağırlığında, 2 metre uzunluğunda bir insanın BMI değeri100/2×2=25

Dünya Sağlık Örtügü (WHO) Body Mass Index’e göre normal, düşük ve aşırı kilo sınıflandırması düzenlemiştir.

BMI     <18,5 düşük kilo

BMI     18,5 – 24,9 normal kilo

BMI     25,0 – 29,9 aşırı kilo

Birinci, ikinci ve üçüncü derece obezite ise BMI olarak 30, 35 ve 40 olarak belirlenmiştir.

 

BMI’nin mortaliteyle ilişkisi

Yaş ortalaması 58 olan (19-84) 1.46 milyon beyaz yetişkin, 10 yılı aşkın bir süre 10 prospektif çalışmaya dayanılarak kontrol edilmiştir. En düşük ölüm oranı BMI 20-24,9 arasındadır.

BMI 42,5 dan sonra bu oran, sağlıklı ve sigara içmeyen erkeklerde 2.51, kadınlarda 2.93 kat artıyor. Ayrıca, zayıf olanlarda (BMI<17.5) ölüm oranı ikiye katlanıyor (erkek 1.98, kadın 2.02).

Sigara içenler daha zayıf olduklarından ve daha erken öldüklerinden dolayı, tüm grup içersinde yükselen BMI oranlarıyla kıyaslandığında sonuçlar daha iyiymiş gibi görülmektedir!

 

Telomer uzunluğu ve BMI

Telomerler kromozomların uçlarında tekrarlayan DNA ile ilişkili proteinlerden oluşur.

Her hücre bölünmesiyle telomerler kısalır. Belli bir uzunluğun altına düşerse, hücre bölünemez. Bu durumda önceden belirlenmiş hücre ölümü gerçekleşir ya da hücre büyümesi engellenir.

Kısa telomerler, daha kısa bir yaşam demektir.

 

1960-2000 Yılları arasında BMI’deki değişiklik

1960 yılında Federal Almanya Cumhuriyeti’nde ortalama BMI 21. Bu ortalama değer, Almanlar’ın %50’sinin BMI’sinin 21 olduğunu ifade ediyor.

40 yıl sonra, 2000 yılında ortalama BMI 26. Yani ortalama bir Alman vatandaşı artık normal değil, aşırı kiloludur. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) hesaplamalarına göre önümüzdeki 40 yıl içerisinde ortalama BMI 30 değerine ulaşacaktır.

Bu takdirde ortalama vatandaş artık aşırı kilolu değil, obez olacaktır.

 

Erkekte ve kadında vücut yağı dağılımı

Yağ depolarının temelde iki farklı dağılımı vardır. Erkeklerdeki yağ hücreleri öncelikle karın bölgesinde birikir (visseral yağ). Buna elma tipi denir. Bu tarz yağ birikimleri daha çabuk çözünüp kana karışabildikleri için kardiyovasküler hastalıklar açısından yüksek risk oluşturur. Avantajı ise erkeklerin kadınlardan daha hızlı kilo vermesidir.

Çünkü kadınlarda yağ birikimi daha çok kalça ve uyluk bölgesinde olur ve armut tipi olarak adlandırılır.

 

Metabolik sendrom

Almanya’da aşırı kilo anca 40 üzerindeki BMI değerlerinden sonra hastalık olarak değerlendirilir.

Metabolik sendrom yüksek hastalık riski oluşturur ve metabolik sendrom açısından 4 bulgu önemlidir. “Dörtlü çete” ya da “Ölümcül dörtlü” olarak da anılan aşırı kilo, yüksek tansiyon, lipopati ve şeker hastalığı.

Bu hastalıklar kaçınılmaz olarak dolaşım bozukluğuyla beraber kalp enfarktüsü, beyin kanaması ve genelde erkeklerde cinsel işlev bozukluğuna yol açar.

 

Metabolik sendromun tanı kriterleri

Metabolik sendromun teşhisi için 5 kriter vardır. Ana kriter karın çevresi ölçümüdür.

Karın çevresinin erkeklerde 94 cm, kadınlarda ise 80 cm’den fazla olması.  (WHO’nun bu konudaki tarifi 102 cm ve 88 cm’dir).

Bu ölçülere, aşağıdaki 4 kriterden ikisi daha eklenirse metabolik sendrom oluşur.

Bu 4 kriter:

  • Serum trigliseridinin 150 mg/dl’den yüksek olması
  • Kan basıncının 130/85’den yüksek olması
  • Açlık kan şekerinin 110 mg/dl’den yüksek olması
  • HDL-Kolesterolün erkeklerde 40 mg/dl, kadınlarda ise 50 mg/dl’den düşük olması.

Çoğu kaynakta IDF (international diabetes federation) ölçütleri kullanılır: Erkeklerde karın çevresi 94 cm, kadınlarda 80 cm.

 

Kan şekeri (kan glikozu)

Tüm vücut hücrelerimiz enerji elde etmek için glikoza (kan şekeri) muhtaçtır.

Beyin, alyuvarlar ve üreme organları gibi enerji ihtiyaçlarını sadece glikozla karşılayabilecek organlar mevcuttur. Bu işleyişin devamının sağlanması için kan şekeri seviyesinin her zaman yeterli düzeyde tutulması gerekir. Kan şekeri seviyesi hormonlar tarafından kontrol edilir.

Daha fazla karbonhidrat içeren besinler tüketerek, karaciğerde depolanmış glikozu kana karıştırarak, vücut proteinlerini glikoza çevirerek (Glukoneogenez) kan şekeri seviyesi yükseltilebilir.

Hem çok yüksek kan şekeri hem de çok düşük kan şekeri sağlık problemlerine yol açabilir.

Çok düşük değerler etkisini baş dönmesi, halsizlik hissi, terleme ve şiddetli tatlı isteğiyle gösterir. Çok yüksek değerler ise ani hiperglisemik komaya ya da  uzun süreli kan dolaşımı problemlerine yol açar. İlk olarak ayak damarları gibi kalpten en uzak damarlar etkilenir. O bölgelerde kan dolaşımı azaldığı için dokular ölür. Aynı durum kalp veya beyinde gerçekleştiğinde kalp enfarktüsü ya da beyin kanaması ortaya çıkar. Bu işten sadece damarlar etkilenmez, öte yandan uzun sinirler de beyne acı duyusu iletimi yapamaz.

Ayak bölgesinde açık yarası olan bir şeker hastası hiçbir acı hissetmez; böylelikle yara çok geç fark edilir ve tedavi gecikir.

 Kilo Fazlalığı, Obezite ve Tıbbi Sonuçları