Hızlı Randevu-0 372 253 68 41 - GSM: 0 532 490 52 12 Op. Dr. Hasan Çağlar GÜROL - Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Akupunkturist

AWT (Akustik Dalga Tedavisi) ile Zayıflama

awt

Acoustic Wave Therapy (AWT- Akustik Dalga Tedavisi) cihazının çalışma prensibi şimdiye kadar ki selülit tedavileri için üretilmiş cihazlardan oldukça değişik.

Dünyada ilk uygulaması ünlü şarkıcı Madonna üzerinde yapılan ve popülerliği hızla artan AWT cihazı; etkili sonuçları sayesinde hızla yükselen bir trendle selülit tedavisinde çok önemli bir yere yerleşmiştir.

Şok Dalga Tedavisi (AVT), selülit tedavisine farklı bir yaklaşım getirmektedir.

AWT selülitin başlıca iki nedeni üzerine etki gösteren bir uygulamadır. Cilt altında fibröz septa denilen iplikçik tutamları vardır. Fibröz septalar bağ dokusundan oluşur ve yağ dokuları arasında bulunurlar. Bu yapılar kadınlarda deriye dik yer alırlar ve yapıları bozulup elastikiyetlerini kaybedince deriyi içe doğru çekerler. Böylece çukurluklar ve tümseklerin oluşmasına yol açarlar. Şok dalgaları hem fibröz septa ve yağların alt dermis içinde oluşturduğu çıkıntılar üzerinde etki gösterirken,  hemde üretilen şok dalgaları deriden ve yağlardan geçerek fibröz septaların, yüksek titreşim dalgalarının gücüyle tahrip ederek parçalanmasına yol açarlar ve deriyi serbest bırakırlar. Bu sayede daha düzgün bir yüzey oluşmasını sağlayarak portakal kabuğu görüntüsünü ortadan kaldırırlar.

AWT aynı zamanda dermisin kalınlaşmasına ve yağ tümseklerinin azalmasına da yardımcı olmaktadır. Ultrason görüntüleri sayesinde tedaviden sonra cildin yeni kollajen oluşumu ile kalınlaştığı ve kalitesinin arttığı görülmektedir.

AWT ile selülitin yanı sıra bölgesel yağ fazlalıkları ve cilt gevşekliği sorunu da çözüm bulmaktadır. Araştırmalarda cilt elastikiyetindeki artışın 3. Aydan itibaren %70’in üzerine çıktığı bildirilmiştir.

Genetik olarak erkek vücudunda 18 milyon kadın vücudunda ise 21 milyon yağ hücresi vardır ayrıca kadın bedeni lenfatik dolaşım açısından daha yavaştır. Çünkü lenf akışındaki en önemli dinamik olan kas yapısı ve hareketi kadınlarda daha azdır. Lenf akımındaki zorluk, yağ dokusunda sıvı birikmesine ve yeterli hücresel faaliyetin azalması sonucunda, bozukluğa yol açacaktır. Üstüne üstlük kadınlarda lipogenez yani yağ yapımı da daha yüksek ve kolaydır, avt ile bu kısır döngü tersine döndürülerek lipoliz artmakta ve ödem çözülmektedir. Selülitteki iki büyük sorun ödem ve yağ birikmesidir. Verilen şok dalgaları direk yağ dokuda çözülme sağlar. Lenfatik damarlarda ise darbeler, peristaltizmi yani lenfatik akımı hızlandırırlar.Ayrıca özel metabolitlerin açığa çıkıp geçirgenliğin artmasıyla ödem sorunu da çözülmüş olur.

Kontrollü gruplarda yapılan çalışmalarda tedavi öncesi ve sonrası alınan kan örneklerinde serbest yağ asitlerinin ve gliserolün yani yağ doku parçalandığında açığa çıkan ürünlerin anlık arttığı biyokimyasal olarak kanıtlanmıştır.